İçeriğe geç
Gaziantep Bölgesel

Alışkanlıklara pratik göz, burçlara oyunlu söz

Psikoloji

Alışkanlık Döngüsü: İpucu, Rutin ve Ödül

Alışkanlıklar iradeyle değil, üç parçalı sessiz bir mekanizmayla yürür. Bu döngüyü tanımak hem bırakmayı hem yerleştirmeyi kolaylaştırır.

Nihan Varel 3 dk okuma

Alışkanlıklar iradeyle yürümez; iradenin bittiği yerde başlar. Sabah kalkıp ne yapacağını düşünmeden aynı sıralamayla hareket etmen, elini uzatıp aynı şeye uzanman ya da belirli bir anda hiç niyetlenmeden telefona bakman hep aynı sessiz mekanizmanın ürünüdür. Bu mekanizmayı anlamak, hem yerleşmiş bir davranışı çözmeyi hem de yeni bir davranışı yerleştirmeyi çok daha mümkün kılar.

Alışkanlık üç parçadan oluşur. Önce bir ipucu gelir; bu bir saat, bir mekân, bir duygu ya da başka bir davranışın bitmesi olabilir. Ardından rutin devreye girer; yapılan davranışın kendisidir. Sonunda bir ödül gelir; rahatlama, tat, dikkat dağıtma ya da küçük bir tatmin. Bu üçlü yeterince tekrarlandığında zihin arayı kısaltır ve ipucunu gördüğü an rutini başlatır.

İpucunu bulmadan davranış değişmez

Bırakılmak istenen bir alışkanlıkla uğraşırken çoğu kişi doğrudan rutine saldırır. "Bir daha yapmayacağım" kararı verilir ve birkaç gün sonra davranış geri döner. Bunun nedeni, ipucunun hâlâ yerinde durmasıdır. Tetikleyici her ortaya çıktığında zihin aynı zinciri başlatmak ister ve bu isteği iradeyle bastırmak yorucudur.

Bu yüzden ilk iş ipucunu tespit etmektir. Davranış tekrarlandığında hemen öncesinde ne olduğunu birkaç gün boyunca not almak genellikle yeterlidir. Çoğu zaman ortaya çıkan tetikleyici şaşırtıcı derecede sıradandır: belirli bir odaya girmek, işi bitirip boşta kalmak, hafif bir sıkıntı hissi. İpucu bilindiğinde ortam üzerinde küçük değişiklikler yapmak, bastırmaya çalışmaktan çok daha etkili olur.

Ödülün gerçekte ne olduğu

İkinci mesele, davranışın hangi ihtiyacı karşıladığıdır. Görünürdeki ödül çoğu zaman gerçek ödül değildir. Akşam saatlerinde atıştırmaya yönelen biri belki açlığı değil, gün içinde birikmiş gerginliği gidermeye çalışır. Sürekli telefona bakan biri belki bilgiyi değil, ara vermeyi arar.

Gerçek ödülü bulmanın yolu denemektir. İpucu geldiğinde farklı bir davranış yapılır ve ardından o rahatsız edici isteğin geçip geçmediğine bakılır. Birkaç denemede doğru ihtiyaç bulunur. Aynı ödülü sağlayan başka bir rutin yerleştirmek, alışkanlığı bırakmaya çalışmaktan çok daha yüksek başarı verir; çünkü zincirin yalnızca ortası değiştirilmiş olur.

Yeni alışkanlığı mevcut zincire bağlamak

Yeni bir davranış kazandırırken de aynı yapı kullanılır. En büyük hata, davranışı belirsiz bir zamana bırakmaktır. "Daha çok kitap okuyacağım" cümlesinde ipucu yoktur ve ipucu olmayan davranış alışkanlığa dönüşmez. Buna karşılık "akşam yemeğinden sonra masaya oturunca on sayfa" cümlesinde tetikleyici nettir.

Var olan bir alışkanlığın hemen ardına yeni davranışı eklemek, en kolay yerleştirme biçimidir. Zaten her gün yapılan bir şey, güvenilir bir ipucu görevi görür. Yeni davranış küçük tutulduğunda ise ilk günlerin direnci kırılır. Küçük başlamak, davranışın yerleşmesi için gereken tekrarı mümkün kılar.

Süre değil, tekrar

Alışkanlıkların belirli bir günde yerleştiğine dair yaygın inanç fazla iddialıdır. Yerleşme süresi davranışın karmaşıklığına ve ne sıklıkla tekrarlandığına göre büyük ölçüde değişir. Basit ve günlük bir davranış birkaç haftada otomatikleşebilirken, çaba isteyen bir davranış aylar alabilir.

Ortamın rolü de bu noktada belirleyicidir. Alışkanlık büyük ölçüde çevreye bağlıdır ve çevre değiştiğinde zincir kendiliğinden zayıflar. Yeni bir eve taşınmak, işi değiştirmek ya da tatile çıkmak, yerleşmiş davranışları bozmak için beklenmedik biçimde uygun dönemlerdir. Eski ipuçları ortadan kalktığı için, yeni bir düzen kurmak alışılmış ortamda olduğundan çok daha az çaba ister.

Aynı mantık tersine de işler. Bir davranışı zorlaştırmak için ipucunu görünmez kılmak, iradeyle direnmekten daha etkilidir. Görünmeyen şey çoğu zaman istenmez; elin uzandığı yerde duran şey ise gerekmese bile kullanılır. Alışkanlık üzerinde yapılan en kalıcı düzenlemeler genellikle kişinin kendisinde değil, etrafındaki birkaç santimlik mesafede yapılır.

Önemli olan gün saymak değil, zinciri kırmamaktır. Aksayan bir gün alışkanlığı bozmaz; aksayan günün ertesinde de devam etmemek bozar. Bu yüzden hedef mükemmel bir seri değil, hızlı bir dönüş olmalıdır. Alışkanlık, kusursuz tekrarla değil, ısrarlı geri dönüşlerle yerleşir.