İçeriğe geç
Gaziantep Bölgesel

Alışkanlıklara pratik göz, burçlara oyunlu söz

Güzellik ve Bakım

Mevsim değişince bakım rutini nasıl ayarlanır

Aynı ürün yazın ağır, kışın yetersiz gelebiliyor. Mevsime göre doku ve yoğunluk ayarlamanın, sabit kalması gerekenlerin listesi.

Nihan Varel 3 dk okuma

Aylardır sorunsuz kullandığınız nemlendirici bir sabah aniden yetersiz gelir; ya da yaz başında en sevdiğiniz krem birden ağır durmaya başlar. Ürün değişmemiştir, siz de değişmemişsinizdir. Değişen mevsimdir. Cilt, çevresindeki sıcaklık, nem ve rüzgârla sürekli pazarlık halinde çalışan bir yüzeydir; bu koşullar değiştiğinde ihtiyaçları da değişir.

Kış: nem kaybının hızlandığı dönem

Soğuk havada dışarıdaki nem oranı düşer, içeride ise ısıtma sistemleri havayı iyice kurutur. Cilt bu iki kuru ortam arasında gidip gelirken yüzeydeki suyu daha hızlı kaybeder. Sonuç genellikle gerginlik hissi, pul pul dökülme ve makyajın tutunmaması olarak kendini gösterir.

Kışın yapılacak en anlamlı düzenleme, doku kalınlaştırmaktır. Yazın rahat gelen hafif bir jel, kışın yerini biraz daha zengin bir kreme bırakabilir. Temizleyicide de aynı yumuşama gerekir: köpüğü yoğun ve kurutucu ürünlerden, daha yumuşak ve krem yapılı olanlara geçmek çoğu şikâyeti azaltır. Ayrıca çok sıcak duş süresini kısaltmak, kışın en kolay uygulanan ama en çok fark yaratan adımlardan biridir.

Yaz: hafiflik ve koruma

Sıcak ve nemli havada cilt daha çok yağ üretir. Kış boyunca iyi giden zengin bir krem, bu dönemde ağırlık yapar ve gözenek ağzında birikime yol açabilir. Yaza geçerken dokuyu hafifletmek, ürün sayısını azaltmak ve katmanları inceltmek işe yarar.

Yazın vazgeçilmez adım güneş korumasıdır; ancak bu, yılın diğer aylarında gereksiz olduğu anlamına gelmez. Yaz farkı, süreyi ve miktarı artırmaktır: dışarıda geçirilen zaman uzadıkça yenileme sıklığı da artmalıdır. Terleme ve deniz sonrası tazeleme, yaz rutininin en kritik alışkanlığıdır.

Geçiş mevsimleri: en çok şaşırtan dönem

İlkbahar ve sonbahar, ciltte en dengesiz tabloyu üreten dönemlerdir. Aynı hafta içinde sıcak ve serin günler arka arkaya gelir; cilt bir gün yağlı, ertesi gün kuru davranabilir. Bu dönemde yapılacak en büyük hata, tek bir sabit rutine ısrarla bağlı kalmaktır.

Geçiş dönemlerinde esneklik en iyi strateji. Elinizde hem hafif hem zengin bir nemlendirici bulundurup güne göre seçmek, tek bir ürünle boğuşmaktan daha rahattır. Bölgesel yaklaşım da işe yarar: alın ve burun hafif bir ürünle, yanaklar daha zengin bir ürünle desteklenebilir.

Sabit kalması gerekenler

Mevsime göre değişmesi gereken şey doku ve yoğunluktur; rutinin iskeleti değil. Temizlik, nemlendirme ve güneş koruması yılın on iki ayında yerinde durmalıdır. Kışın güneş koruyucuyu tamamen bırakmak yaygın ama yanlış bir alışkanlıktır; bulutlu havada da ışığın bir kısmı yüze ulaşır.

Aynı şekilde her mevsim başında rutini baştan kurmak da gereksizdir. Değişiklikler kademeli yapıldığında cilt uyum sağlar; hepsi birden değiştiğinde ise ortaya çıkan tepkinin kaynağını bulmak imkânsızlaşır. Bir ya da iki üründe düzenleme yapmak çoğu zaman yeterli olur.

Vücut ve dudak da hesaba katılır

Mevsim geçişleri yalnızca yüzü ilgilendirmez. Kışın el ve bacaklarda kuruluk belirginleşir; bu dönemde vücut nemlendiricisini duş sonrası nemli tene uygulamak etkiyi artırır. Dudaklar da soğuk ve rüzgârla en hızlı etkilenen bölgelerdendir ve kışın daha kalın dokulu bakım gerektirir.

Yazın ise vücut bakımında hafiflik öne çıkar; losyon türü ince dokular, kalın kremlere göre daha rahat kullanılır. Deniz ve havuz sonrası duş almak, tuz ve klor kalıntısının ciltte kurumasını önler.

Ortamı düzenlemek de rutinin bir parçası sayılabilir. Kışın kaloriferli bir odada kurumuş havanın etkisini azaltmak, cilde sürülen hiçbir üründen daha basit bir çözümle mümkün olabilir: odayı düzenli havalandırmak ve nem oranını çok düşük tutmamak. Yazın ise klimalı ortamlarda uzun saatler geçirmenin, dışarıdaki nemli havaya rağmen ciltte kuruluk yaratabildiğini fark etmek gerekir. Yani rutini yalnızca takvime göre değil, gün içinde bulunulan ortama göre de ayarlamak mantıklıdır.

Mevsime göre bakım rutinini ayarlamak, yeni ürünler biriktirmek anlamına gelmiyor. Elinizdekileri doğru zamanda öne çıkarmak, gerektiğinde dokuyu değiştirmek ve cildin verdiği sinyalleri takip etmek yeterli. Yılda iki kez yapılan bu küçük ayar, çoğu zaman yıl boyu yapılan ürün arayışından daha iyi sonuç veriyor.